Dijital Sergiye Dön

Sergi Alanı

Sıbyan Mektebi – Ahmet Süheyl Ünver

Sıbyan Mektebi, Osmanlı Devleti’nde ilkokulun karşılığı olan en temel eğitim kurumudur. Bu sınıfta 1650’li yılların Osmanlı sıbyan mektebi düzeni, özgün materyallerle yeniden canlandırılmıştır. Tarihlemesi yapılan Kur’an-ı Kerim sebebiyle mekân 1650 dönemi esas alınarak oluşturulmuştur. Sınıfta çocuklar minderler üzerinde, yerde oturarak eğitim görür; eğitim hoca ve ona yardımcı olan halife/kalfa tarafından yürütülür. 4 yaşında başlayan eğitim 9 yaşına kadar sürer ve dersler Türkçe okuma-yazma, dört işlem, genel kültür, adabı muaşeret, ahlak ve dini bilgilerden oluşur. Osmanlı sıbyan mektepleri genellikle üst katta bulunur ve sınıfların en az iki cepheden ışık alması zorunlu tutulmuştur. Bu sınıf, erken dönem Türk eğitim kültürünü birebir atmosferiyle hissettiren temel alanlardan biridir.

4 eser sergileniyor 122 Ziyaretçi Sayacı

Sergilenen Eserler

Bu alanda sergilenen tüm eserler

Osmanlı Yazı Atölyesi: Kalemin İzinde
SMU-051

Osmanlı Yazı Atölyesi: Kalemin İzinde

Osmanlı sınıfında yazıya verilen önem, İslam kültürünün temel iki emri olan “oku” ve “yaz”ın tarihî yansımasıdır. Kur’an’ın ilk nazil olan ayeti “İkra – Oku”, hemen ardından gelen ikinci sure ise “Kalem Suresi”dir; yani öğrenmenin ve yazının kutsallığı daha başlangıçta vurgulanmıştır. Fotoğrafta görülen kamış kalemler, kalemtıraşlar, mürekkep hokkaları ve yazı malzemeleri, Osmanlı hattatlarının bu kutsallığa gösterdiği saygının somut örnekleridir. Kamış kalemler özel bıçaklarla yontulur, çıkan ince yongalar dahi “kıymetli” görülerek gelişi güzel atılmazdı. Hattatlar bu yongaları biriktirir, hatta vefat ettiklerinde gasil sularının bu yongalar yakılarak ısıtılmasını vasiyet ederlerdi. Yazıya duyulan hürmetin sadece araca değil, onun en küçük parçasına bile gösterildiği bu gelenek, dünyada benzeri olmayan bir kültürel inceliğin ve yazıya verilen değerin simgesidir.

Amin Alayı Tablosu
SMU-054

Amin Alayı Tablosu

Osmanlı toplumunda çocukların okula başlaması, “Amin Alayı” adı verilen coşkulu ve manevi bir törenle gerçekleştirilirdi. Genellikle 4 yaş 4 ay 4 günlükken okula başlatılan çocuk, erkekse ata, kız ise fayton veya süslenmiş küçük bir arabaya bindirilir; ilahiler, dualar ve toplu “amin” sesleri eşliğinde mektebe götürülürdü. Karaman’da bu gelenek daha da anlam kazanır; erkek çocuklar Yunus Emre Türbesi’ne, kız çocuklar ise Aktekke’de bulunan Mümine Hatun Türbesi’ne götürülerek dua edilir ve eğitim hayatlarının hayırlı olması temenni edilirdi. Bu ritüel, eğitimin hem toplumsal hem de manevi bir sorumluluk olarak görüldüğünün güçlü bir göstergesidir.

Okula Hazırlık Ritüelleri ve Dualar
SMU-055

Okula Hazırlık Ritüelleri ve Dualar

Okula başlamadan bir iki hafta önce çocuklar yeni okul kıyafetlerini giyer, boyunlarına cüz kesesi (bugünün çantası gibi) takar, büyükleri ziyaret ederek hayır duaları alırlardı. Ziyaret edilen yakınlar da öğrenciye hediyeler ve küçük eşyalar verirdi.

Eski Sınıf Düzeni ve Teneffüs Kültürü
SMU-056

Eski Sınıf Düzeni ve Teneffüs Kültürü

Osmanlı ilkokullarında bildiğimiz anlamda teneffüs yoktu; ancak sınıf içinde hocanın kontrolünde serbest zaman tanınırdı. Çocuklar sınıfa, çevreyi rahatsız etmedikleri sürece kedi, tavşan veya kuş gibi küçük hayvanlarını dahi getirebiliyorlardı. Bu durum dönemin eğitim anlayışında, çocuğa tanınan özgürlüğü gösterir.